J: ELEKTRIK ENERJISI ve INTERNET BAGLANTI KESINTILERI: Japonya’da yasadigim 30 seneyi gecen bir surede onceden haber verilmeden olabilecek elektrik ve internet kesintilerini hatirlamiyorum ve onceden bildirilen kesintiler de toplam olarak birkaci geçmez 30 sene icinde! Tokyo ıcınde ınsaatları seneler boyu suren pek cok metro ınsaatı da geceleyın agırlıkla yapıldıgı halde gece trafigini bile engellemez. Yani yeraltındaki metro ınsaatı, bu insaatin uzerindeki cadde ve yollarda trafik devam ederken gerceklestirilir. Etrafta da toz bulutu goremezsiniz. Genelde ve ozelde altyapi hizmetleri boyle.
T: TURKIYEDEKI KESINTILER: 31 Aralik 2007 gecesini 2008′e baglayan saatte Ankaradaki evimde birkac saniye elektrik kesintisi yasadim ve saatime baktigimda hayretler icinde kaldim. Gorevdeki teknisyen saat 00:00′da ne kutlamasi yapiyordu, tam bilemiyorum. BILMEK DE ISTEMIYORUM. BU KEYFI KESINTILER MEDENIYET DISI COK BUYUK ZARARLAR GETIREN YANLISLIKLARLA DOLU! TEKNIK YONDEN ISE, BIR ANDA ELEKTRIK ENERJISI AKISININ BUYUK BIR COGRAFYADA TAMAMEN KESILIP, TEKRAR BIRKAC SANIYE SONRA AYNI GUCTE ELEKTRIK ENERJISI VERILMESI, ELEKRIK SEBEKESINDE / SISTEMINDE TELAFISI MUMKUN OLMIYAN BUYUK ZARARLARA DA SEBEBIYET VERIR. BU TURLU KEYFI BIR HAREKETIN JAPONYA’DA YAPILABILMESI DUSUNULEMEZ, MANTIK VE ETIK DISI, YAPILABILMESI MUMKUN DEGIL, BUNU SIRADAN BIR GOREVLI YAPACAK OLURSA YA ELEKTRIK SIRKETI BASKANININ VEYA HUKUMETTEKI ILGILI BAKANIN ISTIFALARI VEYA HUKUMETIN DUSMESI GEREKLI. ISTIFA EDEMIYORLARSA, NORMAL OLARAK PRESTIJ MESLESI YAPIP, SORUMLULUGU ALMAK ICIN INTIHAR EDERLER. EvImde prizden aldigi elektrik enerjisiyle calisan 33 senelik digital saatim de elektrik prizinde takili olarak duruyor mutfakta. BU SAAT IKI HAFTA ICINDE EN AZ YETMIS DAKIKA GERI KALIYOR, BAZEN iki haftada 4 SAAT GERI KALDIGI DA OLUYOR. BUNDAN ANLIYORUM KI, SON IKI HAFTA ICINDE BILE BIR SAATI GECEN ELEKTRIK KESINTILERI SEBEKEDE MEVCUT. ELEKTRTIK KESINTISINI SIKAYET ETTIGIMDE, ONLEM ALACAK BIR SIRKET VEYA KURUM DA YOK GIBI! TURKIYE BU GUNDEMLERLE MESGUL DEGIL, MAHKEMELERIMIZ ELEKTRIK KESINTISINDE TAZMINAT ODEMELERI ICIN SIRKETLERE VEYA DEVLETE CEZA VERMIYOR / YAPTIRIM UYGULAMIYOR, VATANDASLARIMIZ OLAN TURK KADINLARIMIZIN BASLARINDAKI TURBANLARLA MESGUL OLUP, KIYMETLI MESAISINI TURBANA HARCIYOR. HATTA JANDARMA GIBI BAZI TSK KURUMLARININ BASLARINDAKI GENERALLER BILE ESI TURBANLI OLAN TURK VATANDASLARINI FİŞLİYORLAR. BU BUYUK TUKIYE ICIN COK BUYUK BIR LEKE VE COK DA AYIP!!! DEVLET KURUMLARIMIZI SIYASALLASMADAN UZAK OLARAK ASLİ GÖREVLERİNİ YAPMAYA BIR TÜRKVATANDASI OLARAK HARARETLE DAVET EDIYORUM. TURKIYE’DE EGER ELEKTRIK ENERJISINDE VEYA INTERNETTE KESINTI VAR DIYE ŞIKAYETTE BULUNURSANIZ, ARIZA VAR VEYA BAKIM VAR GIBI CEVAPLAR ALIRSINIZ, BIRAZ ILERI GIDERSENIZ, SIZIN HAKSIZ OLDUGUNUZU BILE SOYLERLER. NE GUNLERE KALDIK DIYORUZ NETICEDE, AMA BU CEVAPLAR DA COK NORMAL OLUYOR, CEVAPLIYAN ICIN! ISTE BUNLARI DUZELTMEK ICIN CABA GOSTERMEMIZ GEREKIYOR BIR TURK VATANDASI OLARAK. Japonyada boyle bir durum yok. Gecen sene TELECOM’DAN ADSL Internet baglantisini Ankaradaki evim icin yaptirtmistim, bu sene is Kablo TV nin TURKSAT adindaki sirketinden internet baglantisi yaptirdim ki, bunu da denemek ve mukayese yapmak istedim. MAALESEF HER IKI SIRKETIN INTERNET BAGLANTILARI GUNUMUZDE EN AZ YUZDE 10 OLAN KESINTILER VE KOPUKLUKLAR VERMEKTE. Yani her on defa internet girisinizde en az bir defa interrnet baglantiniz kesiliyor. Veya internete baglanmisken, baglantiniz kopuyor. Burada, internet hizinin azalmasindan bahsetmiyorum, baglanti kopuklugundan bahsediyorum. Turkiyede belirli bir guzergahta metro hatti yapilacaksa, bu hat senelerce trafige kapatilip, guzergah toz icinde birakiliyor. Senelerce once ANKARAY insasinda, gideceginiz yere taksiyle gidecekseniz, sofor sizi dolastirip duruyordu. Taksicilerimiz cok kazancli yillar gecirdiler Ankaray ve Metro insaat suresinde.
J: ÇÖPLERİN AYIRIMI ve TOPLANMASI: Japonya’da Tokyo gibi buyuk sehirlerde coplerin haftada birkac gun her semte gore toplanma programi var. Copun toplanacagi yere, zamanlamasina gore komsular coplerini koyuyorlar. Yani Pazartesi gunu toplanacak copler Pazartesi sabahi konulabiliyor. Mesela, bizim semtde haftada iki gun yanan copler, haftada bir gun yanmayan copler, yine haftada bir gun recycle olabilecekler ayri, ayri posetlerde konuluyor; mesela, gazeteler, mecmualar, kagitlar, karton kutular, giyim esyalari vesaire gibi. Yanmayan copler de, cam, teneke, plastik, pil gibi ayri, ayri konuluyor. Eger yanan cop icine yanmayan copu karistirdiysaniz, copunuzu goturmuyorlar ve uzerine yazilan bir ikaz yazisiyla copunuzu evinize geri getirip, usulune uygun olarak cop yerine koymaniz gerekiyor. Yatak, yorgan, masa ve TV gibi buyuk copleri cop yerine birakamiyoruz. Bunlarin atilmasi icin onceden randevu alip, her copun buyuklugune gore satinalinan pullar copun uzerine yapistirilip, gunu geldiginde bu copu evinizin onune cikartiyorsunuz ve adresinize gelen copcu, bu buyuk esyalari veya beyaz esyalari da alip goturuyor. Bu sekilde yeni bir ev esyasi veya beyaz esya satinalindiginda, eskisi olan calisir vaziyetteki beyaz esya mecburen ayrica para odenerek cope atiliyor. Bazen de yeni beyaz esyanizi satinaldiginiz magaza, yenisini evinize getirdiginde, eskisini bir ucret almadan evinizden alip goturuyor. Buna da Japonlar seviniyor, cunku para odemeden copu attik deniliyor.
T: ÇÖPLERİN TOPLANMASI: Turkiyedeyken, herkesin coplerini karisik olarak koyduklarini gordum, ayirim yapilmiyor. Yani yanan copun icinde yanmayan her cesit cop de var. Hatta, beton kiriklari ve insaat malzemesi artiklari, yatak, yorgan ve eski koltuklari da cop yerinde gordum ve hatta kimyasal boyalar bile ayrilmadan yanan coplerle beraber atiliyor ki, bu copler yakildiginda atmosfere zehirli gazlar da saliniyor. Insan sagligi icin cok daha tehlikeli hastane artiklarinin Turkiyede cope nasil atildigini bilmiyorum, bilenler varsa yorum bekliyorum. Bundan da anlasiliyor ki, copun atilmasi konusunda da Turkiye ile Japonya arasinda buyuk farkliliklar var.
J: TRAFIK KAIDELERINE RIAYET: Tokyo’nun etrafinda buyuk bir daire halinde saat yonunde ve saatin ters yonunde trafige acik olan Kannana adindaki eni bazi kisimlarda 15 metre ve baska kesimlerde daha genis olan ana cadde kenarindaki yaya kaldiriminda, iki tekerlekli bisikletini guclukle fakat hizla suren takriben 3-4 yaslarindaki Japon bir kiz cocugunu ben de bisikletimle giderken onumde gordum. Onu gecmemek icin yavasladim. Bu cocuk arada bir arkaya bana baktigindan, kontrolu kaybediyor ve iki tekerlekli bisikleti de bir saga, bir sola savrularak yoluna devam ediyordu. Bu kizla arami 10 metre kadar actim ki, kizi korkutmayayim dedim. 3 veya en cok 4 yasindaki bu kucuk cocuk trafik isaretlerinin oldugu kavsaga kadar bisikletini onumde 500 metre kadar surdu ve kirmizi isikta durup beklemeye basladi. Isik mavi olunca ana caddeyi tek basina gecti. Ben de gerekirse kizi kurtarmaya calisayim diye 10 metrelik bir mesafede durup bekledim bu cocugun ne yapacagini! Bu sekilde cocugu aileleri yalniz basina birakmazlar diye etrafa baktigimda, babasi oldugu anlasilan bir Japon baska bir cocugunu cocuk arabasiyla surerek kucuk kizinin 100 metre kadar gerilerinden geldigini gordum. Japonya’da 3 veya 4 yasindaki kucuk cocuklardan basliyarak, herkes trafik kaidelerine cok dikkat ediyor, ornegin bu 3 veya 4 yaslarindaki cocugun yaptigi gibi! BU COCUK TRAFIK KAIDELERINI KENDI, KENDINE OGRENMIYOR, ANNESI VE BABASI ILK ONCE OGRETIYOR, DAHA SONRA DA ANA OKULUNDA HOCALAR OGRETIYOR TRAFIK KAIDELERINI! TRAFIK KAIDELERINE UYUM YUZDE 95′IN UZERINDEDIR, DIYEBILIRIM. Bir yil icinde butun Japonya’da trafik kazalarinda olenlerin sayisi 4,500 ile 6,000 kisi arasinda degismektedir ve bu rakam 125 milyon nufuslu Japonya’da trafik kazalarinda olenlerin sayisidir. 75 milyon nufuslu Turkiyemizde trafik kazalarinda bir yil icinde olenlerin sayilari ortalama olarak 35,000 kisiden daha az degildir. BU DURUMA GORE TURKIYE’DEKI TRAFIK KAZALARINDA OLENLER VE MILLI SERVET KAYBI JAPONYA’YA GORE BIRIM NUFUS BAZ ALINDIGINDA TAKRIBEN ON (10) MISLI DAHA FAZLADIR!!! BU FAZLALIGIN EN BUYUK NEDENI, TRAFIK KAIDELERINE TURKIYE’DE UYULMAMASIDIR.
J: MUSTERIYE DUYULAN SAYGI VE VERILEN HIZMET: Tokyo’daki bir ayakkabi magazasindaki musteriye ayakkabisini magaza gorevlisi yere yarim oturarak basinin seviyesini musterinin basindan daha asagi bir seviyeye getirip ayakkabiyi musteriye giydirip deniyor. Bu sekilde musterisine muhatap oluyor. Bu denemeler bazen birkac pabuc icin 15-20 dakika da surebilir. Bu da musteriye verilen onemi ve saygiyi acikca belli ediyor. Tokyo’daki pek cok magazadaki ayakkabi fiyatlari ise Turkiye’den (mukayese ettigim semt Umitkoy, Ankara) cok daha ucuz.
J: MUSTERIYE VERILEN HIZMET: Gozlukcude gozluk yaptiriyorum ve ben koltukta oturuyorum esimle beraber. Magazanin sahibi olan gozlukcu ise tezgahin arkasinda comelerek bize gozluk camlari hakkinda kataloglari gostererek, yakin ve uzagi gorebilen cesitli cam tipleri konusunda takriben yarim saat suren bilgiler veriyor. Comelerek musteriye hitap etmek insani cok yorar. Kaldi ki, biz tek musteriyiz, aksama kadar onlarca musteri de magazaya gelecek ve yasandigi surede de gunler biribirini kovaliyacaktir. Yani magaza sahibinin yaptigi bu tezgahtarlik isi senelerce devam eden bir musteri hizmetidir. YILLARCA ONCE TURKIYE’DEKI BAKKAL DUKKANLARINDA, MUSTERI VELINIMETIMDIR SEKLINDE VECIZ SOZLER GORULUYORDU, BUGUNLERDE BOYLE YAZILAR GORMEK PEK MUMKUN DEGIL. ISTE TABIRI CAIZSE, JAPONYA’DAKI MUSTERI HIZMETLERI, BOYLE BIR YAZI OLMAKSIZIN, BU TUR YAZIYA EN UYGUN BIR MUSTERI HIZMETLERI JAPONYA’DA BUGUN VERILMEKTEDIR. VE BU HUSUS CANLI OLARAK YASANIYOR! Gozlukcuden takriben yarim saat dogru bilgileri aldiktan sonra, neye karar verdigimi bilerek gozluk camini secip, siparisimi veriyorum. Ben ve esim takriben 7 yildir bu gozlukcuden gozluk aldik ve Turkiye’de yakini ve uzagi goren gozluk camini katologundan inceleme imkani olmaksizin plastikten yaptirtmak icin 500 -550 YTL fiyat almistim 6 ay kadar once. Yani Turkiye’de camin veya plastigin ozelligini tam anliyamadan ezbere karar vermek durumundaydim. Boyle olunca, gozluk camini Japonya’dan satinalmaya karar verdim. Japonya’da ise ozelligini tam anladigim ve beni tatmin eden gozluk camina 46,000 Yen etiket konuldugu halde, ve Japonyada etiket fiyatlarinin altina inilmesi cok nadir bir tatbikat olmasina ragmen, bu gozlukcunun devamli musterisi oldugumuzdan, ben indirim yapmasini sormadigim halde, magaza sahibi begendigimi 30,000 Yene kendiliginden indirdi. Ben de bu alisveristen cok memnun kaldim. Tabiiki, magaza sahibi sordugum her soruya dogru cevap veriyor, yalan soylemiyor ve para kazanmak icin aldatmaca da yok. Musteri aldatilmiyor. Cesitli alternatif camlarin ucuz olanlari ve pahali olanlari, avantajlari ve dezavantajlarini size gorevli kisi tarafindan dogru olarak soyleniliyor. Gozluk cami degil de, diger bazi urunlerin fiyatlari ucuz olanlarinin, pahali olanlara gore daha iyi oldugunu ve avantajlarini siraliyan tezgahtar veya magaza sahipleriyle de karsilastim bu gune kadar! Turkiye’de olsa boyle bir tezgahtarin musteriye bildirdigi bu turlu gercekler karsisinda, herhalde patron tezgahtarin isine son verir. Cunku bu usul sirketin musteriden daha cok para kazanmasina ters dusuyor. Fakat, bu turlu samimi bilgileri alan musteriler de o bilgileri aldiklari magazalarin devamli musterileri oluyorlar Japonya’da.
J: LAYIK JAPONYA ve ŞERİAT: Tokyo’da ve Japonya’nin diger buyuk ve kalabalik sehirlerinde, sabah ise giderken erken saatlerde ve geceleyin eve donerken gec saatlerde trenlerin en son ve ilk bas vagonlarina sadece kadin yolcular binebiliyor, bunu biliyormuydunuz? DEMEKKI, JAPONYA’DA BILE BU CESIT BIR UYGULAMA GEREKIYOR! SUPHESIZ TURKIYE’DE DE GEREKMEKTE, AMA UYGULANAMAMAKTADIR! SIKIYSA UYGULAMAYA KALKSINLAR, VAY SERIAT GELIYOR DIYECEK GAZETELERIMIZIN UCTE BIRI VE BAZI SAVCILARIMIZ SORUSTURMA ACACAKLAR. Japonyadaki trenlerin bazi vagonlarinin uzerinde Japonca ve Ingilizce dilinde ikaz yazilari mevcut! BU KAIDE VE UYGULAMA JAPONYA’DAKI BAZI OTOBUSLERDE DE UYGULANIYOR. KADIN YOLCU VAGONLARINA ve OTOBUSLERINE BELIRLI SAATLERDE ERKEK YOLCULARIN BINMESI TEK KELIME ILE YASAK!!! BU HUSUS ERKEKLERI ASAGILAYICI BIR DURUM AMA, BUNU YAPAN ERKEKLERIN DE OLDUGUNU HERKES BILIYOR. SAYGIYLA VE UTANARAK ERKEKLER BU YASAGA UYUYORLAR, SUPHESIZ HEPSI DEGIL DE ERKEKLERIN BINDE BIRI VEYA BINDE UCU KADINLARI RAHATSIZ ETSE, KADIN HAKLARININ KORUNMASI DEVREYE GIRDIGINDEN, BU YASAKLAR KONULUYOR! KADINLARIN KORUNMASI COK GUZEL, VE BU KORUMAYI JAPONYA’NIN YAPMASI AYRICA GUZEL. GUZEL OLMIYAN ISE, BU PROBLEMLER TURKIYE’DE DE OLMASINA RAGMEN, KADINLARIMIZI KORUYABILMEK VE ONLARA SAYGILI OLABILMEK ICIN BOYLE BIR UYGULAMAYI YAPAMAYISIMIZ!!! ANLIYORUZ KI, JAPONYA’DA ve TURKIYE’DE GEREKTIGI HALDE TURKIYE’DE TATBIK EDILEMIYEN VE GEREKLI OLDUGUNA INANILMIS BIR HUSUSDA, KADINLARIN RAHATSIZ EDILMEMELERI VE ONLARA DAHA SAYGILI OLABILMEK ICIN BU UYGULAMAYI JAPONYA YAPMAKTA, TURKIYE ISE YAPAMAMAKTA! HER NEKADAR JAPONYA TURKIYE’YE GORE OLDUKCA GELISMIS, MEDENI BIR ULKE OLARAK KABUL EDILSE DE KADIN VE ERKEK ARASINDA BU DENLI PROBLEM DE MEVCUT! YARATILISDAN VE FARKLILIKTAN GELEN BU PROBLEM MANEVI DEGERLERI BIZIMKI KADAR KUVVETLI OLMIYAN BU JAPON TOPLUMUNDA INKAR EDILMIYOR, KABUL EDILIYOR VE ONLEMEK ICIN DE MECBUREN BAZI TREN VAGONLARI VE OTOBUSLER MECBUREN SADECE KADINLARA TAHSIS EDILEBILIYOR! PEKI, BU VE BENZERI PROBLEMLER TURKIYE’DE YOK MU? MUTLAKA VAR, MUHTEMELEN DAHA DA COK VAR, AMA GIZLI KALIYOR! CIPLAK KADIN RESIMLERINI MAL GIBI TESHIR EDEN TURKIYE GAZETELERININ BIR KISMI, MAALESEF BU PROBLEMI HIC MI HIC GUNDEMLERINE GETIRMIYORLAR! FAKAT JAPONYANIN YAPTIGI AYNI UYGULAMAYI YAPMAK DA TURKIYE’DE BUGUN ICIN MUMKUN DEGIL!!! TURKIYE’DEKI BU TIP PROBLEMLERI ONLEMEK ICIN BELIRLI SAATLERDE COK DOLU OLAN OTOBUSLERDE VE BANLIYO TRENLERINDE NICIN BELEDIYELERCE VEYA HUKUMETCE CIKARILACAK DUZENLEMELERLE BU UYGULAMA YAPILAMIYOR? YAPILABILIR MI? SIKIYSA BIRILERI YAPMAYA KALKSIN!!! ANCAK, DEGERLERIMIZI KORUMAK DA DEVLETDEN BEKLENMELI DEMOKRATIK OLARAK IDARE EDILEN TOPLUMLARDA! BU DUZENLEMEYI VEYA KANUNU CIKARAN VEYA BELEDIYELERE GOZ KIRPAN HUKUMET BUGUN ICIN YANDI, HEM DE BILIYOR MUSUNUZ, ANAYASA MAHKEMESINE DAVA ACILIR, GEREKCE ISE SERIATI GERI GETIRME OLUR!!! NE KADAR YERSIZ VE AYIP BIR SUCLAMA, DELILI OLMIYAN BIR SUCLAMA DEGIL MI? IRAN’IN YOLUNDA GIDIYORSUNUZ DENILIR BUNU YAPANA VEYA YAPMAK ISTIYENE. HALBUKI HICBIR ALAKASI YOK BUNUN IRAN ILE!!! IRAN’A BENZETILMEK COK SACMA. VE KADINLARI RAHATSIZ EDEN ERKEKLERI DEGIL DE, TURKIYENIN IRANA BENZETILMESINI, VEYA TURKIYEYE SERIAT GETIRME CABALARI ADIYLA BU KONUYU GAZETELERIN TAKRIBEN UCTEBIRI CIPLAK KADIN RESIMLERININ YANINDA VERIRLER. CIPLAK KADIN RESIMLERINI MAL GIBI HABERLERIN YANINA KOYAN GAZETE ETIK OLABILIR MI SIZCE? NE GUNLERE KALDIK DEGIL MI? BUNLAR SADECE TURKIYEDE VAR. GAZETELERIN BAZILARI BILE OKUYACAGIMIZ HABERI ISTISMAR EDEREK, HABERLERI OKURKEN AYRICA CIPLAK KADIN RESIMLERINI DE GOSTERIYOR. BU USUL MEDENILESMIS DEMOKRATIK TOPLUMLARDA YOK. HATTA abd de, avrupa ulkelerinde ve Japonyada da yok!!! BU CIPLAK RESIMLER TAHMINIME GORE SADECE NUFUSUMUZUN BUYUK SEHIRLERDE BINDE 3′UNU TATMIN EDIYORSA, GERI KALAN YUZDE 99.7′LIK NUFUSUMUZU RAHATSIZ ETMEKTE! BUGUNKU GIDISATA GORE, BU BINDE 3′LER YUZUNDEN DAHA PEK COK EMEKLEYIP, PEK COK DEFALAR DUSMEMIZ GEREKECEK GIBI, EGER KOKLU DEMOKRATIK TEDBIRLER KISA ZAMANDA ALINMAZSA VE BUTUN VATANDASLARIMIZIN HAK VE HURRIYETLERINE SAYGILI OLUNMAZSA!!! AMA DUSEREK, BUYUYELIM DE DEMIYELIM, NE OLUR? OLUR YA, BU DUSMELERLE, MUHTEMELEN BIR TARAFIMIZ DA KIRILABILIR. O ZAMAN SAKAT KALIRIZ OLUNCEYE KADAR! TURKIYE ILE JAPONYA ARASINDA BOYLE BIR FARK DA VAR VE GOREN GOZLERDEN VE OBJEKTIVITEDEN KACMIYOR!!! KACAMIYOR!!! SIZLERIN DE BUNU YANI JAPONYA ILE TURKIYE ARASINDAKI FARKI KACIRMADIGINIZA VE GOREBILDIGINIZE VE BUNUN IRAN’A BENZEMEKLE ALAKASI OLMADIGINA INANDIGINIZA INANIYORUM.
J: JAPONYA’DAKI INTIHARLAR: Bir yilda Japonya’da intihar edenlerin sayisi takriben 35,000 kisi. Hem de bu intihar edenlerin buyuk cogunlugu parasiz ve issiz olanlar degil, isi ve parasi olup da dert ve problemlerine dunya hayatindayken yenilenler veya prestijini kaybettiginden intihar ile hayatina son verenler yahut kisisel olarak bir sucu olmadigi halde, baskalarinin verdikleri zararlarla mensup oldugu sirketi adina duydugu mesuliyet duygusuyla intihar edenlerdir.
J: SIRKET GOREVLISININ MUSTERIYE DAVRANISI: Sekiz ay kadar once Turkiye’deyken Japonya’da aldigim senelik islem ucreti 40 YTL olan Amerikan Express kredi kartimi iptal ettirmek istedim. Japonya’ya telefon edip, gorevli bayanla gorustugumde, benim kart sahibi oldugumu sordugu sorulara verdigim cevaplarla tevsik ettikten sonra karti iptal etti. Bu arada ben telefonumu kapatmayi biran unutmustum ve bu bayanla gorusmem bittikten takriben 20 saniye sonra, bayan bana telefonumun hala acik oldugunu bildirerek, kapatmami istedi ve ben de tesekkur ederk telefonumu kapattim. Buradan da anlasilacagi uzere, musteri telefonu kapatmazsa, sirketin gorevlisi telefonu musterinin yuzune kapatmiyor. Ilk once musterinin telefonunu kapatmasini nezaketen bekliyor!
J: TOKYO’DAKI PARK SORUNU: Arkadasimi ziyarete gittigimde bisikletimi binanin bisiklet park yerine biraktim. Usule uydugumu sandim, ama sonradan yanildigimi anladim. Arkadasimla gorustukten sonra geri donerken, bisikletimi biraktigim yerde bulamadim. Meger bisikleti koydugum yer bu binada oturan baska birinin bisikletini her zaman koydugu yani rezervasyon yaptigi bir yermis. Ziyaret sonrasi bisikletim park yerinin disinda buldum. Eger misafir bisiklet yeri varsa, bisikletinizi oraya birakmaniz gerekiyor, misafir yeri yoksa kapiciyi cagirip bisikletinizi nereye birakacaginizi ona sormaniz gerekiyor. Kapicidan musaade cikmasi gerekiyor. Sayet arabanizla arkadasinizi ziyaret edecekseniz, ilk once arabanizi park edebileceginiz bir park yeri arastirmaniz, bu konuyu arkadasiniza sormaniz gerekir. Her yerde park yeri bulunmuyor. Park yerini ogrendikten sonra arabanizla gitmeniz tavsiye edilir. Aksi halde, arabayla degil de trenle veya otobusle gitmeniz onerilir. Arabanizi veya bisikletinizi herhangibir ilgisiz evin yanina, onune koyamazsiniz. Eger bu sekilde uygun olmiyan bir sekilde park etmisseniz, bunu farkeden bina sahibi polis cagirir ve neticede islem yapilir. Bir muddet once oglumun arabasiyla Shinjukuya gidip, bir bilgisayar magazasina bakmamiz gerekti. Park yeri bulamadik magaza yakininda ve uygun olmiyan bir yere arabayi 2 saat kadar birakmistik. Donunce 30,000 Yen (takriben 350 YTL) tutarinda ceza kesilmis oldugunu anladik ve oglumun puvan kaybi da olmustu. Tokyo icinde bir otomobilin aylik park ucreti 80,000 Yene kadar cikar ve 30 dakikalik park ucreti de 400 yenden asagi degildir. Arabasini Tokyoda park eden kisi zengin sayilir. Tokyo’daki isyerine gidenler genellikle arabasiyla degil, trenle gidip gelirler. Bu park ucretlerine bakip da Japonlari parasal olarak zengin saymayalim. Japonlarin yuzde 90’I parasal olarak zengin degildir. Universite mezunu aylik 170,000 Yenlik kadrolu bir ise girebildiyse sanslidir. Sekiz yil kadar once evimizin yanindaki park yerine oglumun ve kizimin arabalari icin verdigimiz aylik park ucreti iki araba icin 50,000 Yendi (takriben 600 YTL). Oturdugumuz ev Tokyo da ama sehir icinde degil, evimizden Sehir icine gidisimiz takriben 40 dakika surer. Tokyoda veya banliyolerinde mustakil evi olanlarin genellikle evlerinin giris katinda arabalarini park edecek bir alani da olur. Eger arabasi olan kiracilar apartmanlarda oturuyorlarsa, ayrica arabalarinin aylik park ucretini de kiraya ilaveten oderler.
T: BANKA GISELERINDEKI MAKBUZ TAHSILATI: Ankara’da dairemin elektrik enerjisi sarfiyatini odemek icin Garanti bankasina gittim ve memure paranin ustunu 25 yenikurus noksan verdi, paranin ustunu sayinca, noksan oldugunu anladim ve memureye nicin noksan verdiniz deyince, ayni memure 25 kurusumu derhal iade etti. Demek ki, banka calisanlari aksama kadar mesela 50 musteriden ustunu vermiyerek alacaklari, takriben 10 YTL’ye tenezzul ediyorlar. Acikcasi bundan ben utandim, ama memure utanmadi gibi. Ozur bile dilemedi. Bu durumla tekrar karsilasmamak icin, bundan boyle odemelerimi hemen otomatik odemeye baglattirdim. Bu Japonya’da katiyyen olamiyacak bir husus! Paranizin ustunu bir yen, yani 1 yeni kurus bile olsa mutlaka geri alirsiniz.
T: MARKETTE YAPILAN ALISVERIS: Ankara’da Soykan market’den 12.72 YTL’lik alis veris yaparak kredi kartimi uzattim. Kredi kartimdan 12.75 YTL cekilince, nicin 12.72 degil de 12.75 cekildigini sordum. Kasiyer 3 kurusu iade edeyim dedi, ben de bu mesele 3 kurusluk bir mesele degil, cok onemli bir problem oldugunu belirtip, esastan hatalisiniz diyerek, alisverisin ve kredi kartindan cekilen miktarin kesinlikle ayni miktar olmasi gerekiyor dedim. Bir baska gun yine Markete gittigimde, bu sefer 11.40 YTL’lik alisveris yapmistim. Bu defa, karti cekmeden once gorevliyi ikaz ettim, cunku bu sefer 11.50 YTL kartimdan cekilecekti. Benim hic aklima gelmiyecek sekilde, kasiyer rakamlari yuvarlatiyor. Vaktinde mudahale ederek problemi onledim ve bundan boyle ayni miktarin kredi kartindan cekilmesi zorunlulugunun oldugunu bildirdim. Gorevlinin anlamis olmasini temenni ediyorum. Cunki, tekrar deneyemeden, Japonya’ya dondum. Nakit para vererek odemede bulundugum durumlarda ise paramin ustu olan, 5 veya 10 yeni kuruslar odenmiyor ve yok deniliyor. Marketlerde her cesit bozuk paranin bulundurulmasi gerekir ki, bunlar market acmanin abc’leridir, yani bu husus etiklige konu bile edilmemelidir. Japonya’daki alisverislerde bu cesit problemler katiyyen olmaz ve nakit odemelerde de paranin ustu 1 yen bile olsa geri alinir. Bazi magazalarda, kasiyerden sonra bir yenlerin atilacagi bagis kutulari var, bu paralar UNICEF’e veya diger yardim kuruluslarina gonderiliyor. JAPONYA’DAKI UFAK VEYA BUYUK HER MARKET, HER ZAMAN BUTUN BOZUK PARALARI KASALARINDA BULUNDURURLAR. KASIYERLERIN MUSTERILERE SADECE 1 YEN veya 1 KURUS NOKSAN PARA VERMELERI, MENSUP OLDUKLARI SIRKETLERI ICIN DUSUNULMESI MUMKUN OLMIYAN BIR PRESTIJ KAYBIDIR, BU DUSUNULEMEZ. 33 SENELIK JAPONYA TECRUBEMDE BU BASIMA GELMEDI ve DAHA EMIN KONUSMAK GEREKIRSE, HICKIMSENIN DE BU SORUN BASINA GELMEMISTIR. YUZDE YUZ BOYLEDIR! HATTA, KUCUK COCUKLAR MARKETE GONDERILINCE, ALISVERIS SONRASI COCUGUN ELINE VERILEN BOZUK PARANIN YOLDA DUSURULMESINI ONLEMEK ICIN, COCUGA VERILECEK BOZUK PARA BIR POSETIN ICINE KONULUR VEYA SARILARAK COCUGUN ELINE VERILIR KI, MARKETE PROBLEM GELMESIN. JAPONYADA’KI UYGULAMA BOYLE!!!
J: BAHSIS: Japonya’da BERBER VEYA LOKANTA GIBI YERLERDE DE BAHSIS VERME ADETI YOKTUR, BIR CALISANIN MUSTERIDEN BAHSIS ALMASI CALISTIGI SIRKETIN PRESTIJINI DUSURUR. KALDI KI SIRKET CALISANININ MAASI DA GENELLIKLE COK DUSUK BIR MAASTIR veya MUSTERININ SAYISINA VEYA YAPILAN CIROYA GORE ALINAN PRIM MAAS OLMAKTADIR. Boyle olmasina ragmen, musteriden katiyyen bahsis alinmaz. Adet degildir!
T: TRAFIK SORUNU: Turkiye’de trafik buyuk bir dert! Yayalarin cok dikkatli olmalari gerekiyor. Mesela, arac donemeclerde falan burnunu sokunca, sofor frene basmadan devam ediyor ki, yayanin ayagi ustunden aracin arka tekeri de gecebilir. YANI YAYANIN ARACI GORUP KESINLIKLE DURMASI GEREKIR. Turkiyede yayalar durup araca yol veriyorlar ve karsidan karsiya gecislerde aracin onunde yayalar kosusuyor. Yani, yayalar sanki tavuklar gibi aracin onunden kacisiyorlar ve sofor de guluyor buna! Isterse kosmasin, kosmassa arac carpiyor. Japonyada yayalar yollarda karsidan karsiya gecerlerken, araclar yayalarin ustune gelmiyor, belirli bir mesafede duruyor! Yani gecis ustunlugu yayalarda, araclarda degil. HATTA, YAYA GECIDINDEN DEGIL DE RASTGELE BIR YERDEN CADDEYI GECMEK ISTIYEN YAYAYI ARACI KULLANAN GORURSE, MUTLAKA DURUYOR, YANI YAYA GECIDINDEN GECMEYEN YAYAYI VURUP OLDURME SELAHIYETI JAPONYA’DA HIC KIMSEDE YOK!
T: TELECOM’DA KARSILASTIGIM ETIK OLMIYAN BIR KIYAFET GIYIM TARZI: Telefon almak ve internet basvurusunda bulunmak icin Ankara’da Telecom Mudurlugune gittim. Ben ayakta dikilip memureye talebimi bildirirken, memure oturdugu yerden gogusleri yari acik, bilgi veriyordu. Gayem telefon almak icin muracaat etmek. Bazi memurelerin acik, sacik giyimleri musterinin hurriyetini gasbetmek anlamindadir. Bazi memurenin yoksa bile, genellikle musterilerin manevi degerleri vardir ve acik, sacik giyim bu degerlerle tezat teskil etmektedir. Nitekim, T.C. nufusunun takriben yuzde 98’I musluman olup, herkesin karsisindakinin manevi degerlerine saygili olmasi gerekir. Japonya’da yasayanlarin yuzde 95’inin belirli bir kitapli ve peygamberli dini olmayip, manevi degerleri ya yoktur veya Islamiyete gore cok dusuk seviyededir. Ve cogu zaman bir Japon Musluman olmamasina ragmen, Islami sifatlara uygun hareketler yapar. Beni cok imrendiren ve takdir ettigim davranislar icinde bulurum Japonlari. Japonlar medeni ve demokratik bir ulkede ve sosyal toplum, cemiyet icinde yasamanin getirdigi etik degerlerle hareket eder, biribirlerine ve biribirlerinin haklarina saygilidir. Mesela, musterinin karsisina cikan gorevli, mutlaka muhafazakar bir giyim-kusam icindedir. Ozel hayatindaki kendi problemlerini, musteri karsisinda unutarak calismak mecburiyetindedir eger calisiyorsa. Bu husus ABD’de ve Avrupa ulkelerinde de gecerlidir. VATANDASLAR ARASINDAKI HAK VE HURRIYETLER KARSILIKLIDIR! BIR VATANDASIN HURRIYETI, DIGER VATANDASIN HURRIYETININ BASLADIGI YERDE SONA ERER. YANI BEN YAPTIKLARIMDA VE YAPACAKLARIMDA SINIRSIZ BIR SEKILDE HURUM DIYEMEZ HICBIR KIMSE! EN AZINDAN BU NEDENLE DE UYGUNSUZ VE DEKOLTE BIR GIYIM TARZI DA OLAMAZ MUSTERININ KARSISINDA. HICBIR KIMSENIN GIYIMI VE KUSAMI BASKALARINI RAHATSIZ ETMEMELIDIR, BASKALARININ DEGER OLCULERINI ZORLAMAMALIDIR! TOLERANS LIMITLERINI ZORLAMAMALIDIR. BUNUN ADINA GERCEKTEN MEDENI OLMAK DENILIR. BIR BAYANIN VUCUDUNU ACARAK TESHIR ETMESIYLE MEDENI OLUNAMAZ, MUASIR ULKELER SEVIYESINE DE ERISILEMEZ. ZATEN, MUASIR ULKELER DEDIGIMIZ ULKELER, SEFAHAT DEVRINE BASLAMADILARSA, IFLAS DURUMUNA GECMEDILERSE, BU ULKELERDE, BANKACILIK, VE DIGER SIRKET, MUESSESE VE KURULUSLARDAKI MUSTERI HIZMETLERI ETIK BIR KIYAFETLE VERILIR.
T: TURKIYE BANKALARINDAKI BAYAN PERSONELIN GENELDEKI GIYIMLERI, COGUNLUGU KAPSAMASA BILE ETIK DEGIL, YAKISMIYOR: Turkiye’de banka giselerinde, yazin klima calistigi halde ve sicaklik 20 derece civarindayken musterilerle gorusen memurelerin takriben yuzde 40’i bluzlerinin on dugmelerini normalin altina kadar acarak goguslerine kadar indiriyorlar. Musteri ayakta ve gorevli bayanlar da oturuyorlar ve seviye farki da belirince gorunenler tahammul edilmez bir duruma geliyor. Ben bankaya islerim icin gidiyorum, aklimda baska seyler yokki! Japonya’da bankalarda veya ozel sirketlerde yahut kurumlarda etik bir giyinis tarzi var. Ya isyerine ait etik bir uniforma giyilir, yahut uniformasiz etik bir giyinis stili uygulanir ki, Turkiyedeki goruntuler Japonya’da gorulemez. Bu da Turkiye’nin Japonya’ya gore ileri oldugunu belirtmez. Ve Japonyada musteriye hizmet veren kurumlarin calisanlari Turkiyeye gore oldukca muhafazakar giyinirler ki, dogrusu da budur. Musteriyi dekolte kiyafetle cekim degil de, musteriye verilen profesyonel hizmet onemlidir. Hicbir sekilde acik, sacik giyinerek kulturlu ve medeni olunamaz. Boyle giyinerek, muhasir bir ulke de olunamaz. Giyim tarzi Avrupa ulkelerinde ve ABD’de de Japonya gibi olmasa bile, Turkiyedeki gibi de degildir. Burada Japonya’dan gercek misaller vereyim: Haziran baslarinda oldukca sicak gunlerde birkac bankadaki islerimi tamamlamak icin banka gorevlilerine muracaat ettim. Musterilere muhatap olan banka gorevlilerinin cogu bayan. Bu bayanlarin giyimlerine baktim. Bogazlarindaki yaka acikligi bir bankadaki gorevlilerde sadece 1 veya iki santimetre kadar. Bir baska bankada 3 veya 4 santimetrelik bir aciklik farkettim. HEPSI BU KADAR. FAZLASI YOK! AYRICA TOKYO’NUN YAZ AYLARINDAKI SICAKLIGI RUTUBET DE YUKSEK OLDUGUNDAN, CEKILMEZ BIR DURUM ARZEDER. ANKARA HAVASI GIBI DEGIL, ISTANBUL’UN 35 DERECELIK SICAK HAVASI GIBIDIR. HERGUN DUS VEYA BANYO ALMANIZ GEREKIR, CUNKU TERLERSINIZ. HATTA, HEM SABAH VE HEM DE AKSAM DUS ALMANIZ IYI OLUR. YOKOHAMA BANKASINDAKI GOREVLI BAYAN YAPTIGI ISLEMLERI CABUK BITIREBILMEK ICIN, BANKA ICINDE KOSTUGUNU DA GOZLERIMLE GOREREK SASKINLIGA UGRADIM DERSEM YALAN DEGIL. Yurtdisindaki, bazi eglence firmalari, barlar haric, ciddi bir musteri hizmeti veren kurum ve sirketlerin mensuplari musterilerine etik bir kiyafet ile hizmet verirler. Hatta, NewYork metrosuna gobeginde kupe ile binen bir bayan eger kiyafetine uygun bir eglence yerinde degil de, normal isyerinde calisiyorsa, isyerinde metrodaki kiyafetiyle gorunemez, etik giyinmek zorundadir.
T: TURKIYE’DE CALISAN KADINLARIN ETIK GIYINMESI SART, CUNKU HERKESIN VE HER VATANDASIN HAK VE HURRIYETLERINE SAYGI SART VE IHLAL YASAK EGER DEMOKRATIK BIR TOPLUMSAK: Unutulmamali ki, vatandaslarimizin yuzde 99′u veya yuzde 98′i gonullu olarak Islamiyeti secmis Musluman kisiler, yani manevi degerleri de olan kisiler. BU MANEVI DEGERLERE BIR MUSLUMANIN VEYA HIRISTIYANIN VEYA DINSIZIN SAYGILI OLMASI GEREKMEZ MI? JAPONLAR BUNA COK SAYGILI, HATTA AVRUPA ULKELERI VE ABD’deki DEVLET KURUMLARINDA CALISANLAR BILE BUNA SAYGILI, NICIN BIZ SAYGILI DEGILIZ? NE OLDUK, NEREYE DOGRU GIDIYORUZ? Gonul ister ki, Turkiyedeki calisan kadinlarimiz etik olarak, profesyonel olarak calisma durumunu idrak eder seviyeye gelip, kendilerini teshir etmekten vazgecip, kendilerine ceki duzen verip, kendilerini bu sekilde vitrinlemekten vazgecsinler. Kayiplari degil, kazanclari olacaktir bundan. KOR OLMIYAN HERKESIN HAK VE HURRIYETLERINE ARTIK SAYGI GOSTERMEYE BASLIYARAK, GIYIMLERINE, KUSAMLARINA CEKI DUZEN VERMELERI GEREKIR, ISYERLERINDE ETIK BIR KIYAFET ICINDE OLMALARI KENDILERI ICIN EN IYI VE MEDENI BIR COZUMDUR! Turbanlilar kamu kuruluslarinda calisamiyorlar, fakat nicin acik, sacik giyinerek, ic camasirlarini veya goguslerini kismen de olsa gostererek kadinlarimiz hangi kistasla kamu alanda calisabiliyorlar? YENIDEN KIYAFET KANUNU CIKARILMALI. ACIK VE SACIK GIYINMENIN ADI ILERICILIK DEGIL, SEFAHAT YASAMININ BASLANGICIDIR, ORTASIDIR, SONUDUR EN AZINDAN. TELECOM GIBI SIRKETLERDE GIYIMLER YUREK ACISI! Dekolte kiyafetlerle, kadinlar medeni oldugunu, ilerici oldugunu ve Ataturkcu oldugunu iddia edemez. Bu sekilde koca da bulunamaz, bulunursa da tam biribirlerine gore olur. Ve boyle kisiler, mensup oldugu ulkelerini bu sekilde dekolte kiyafetleriyle ulkelerini muasir ulkelerin seviyelerine cikaramazlar, bilakis tarihten de ders alindigi sekilde, ahlaki skalada dususler baslandiginda, o ulke yikilacaktir, cokecektir. SEFAHATA YONELINEREK BATACAKTIR. EGER BATMIYORSA, SEFAHAT YASIYANLARIN COGUNLUKTA OLMAMASIYLA BATILMIYORDUR. AMA BU DENGE HEMEN KAYBOLABILIR! Tekerrur eden ve edecek olan tarih bunlari gostermistir ve gosterecektir. BUNUN AKSINI HICBIR KIMSE IDDIA EDEMEZ, TARIHDEN DERSLER ALINMALIDIR. GERCEK TARIH DEGISTIRILEMEZ!
Konuyu dagitmiyalim ve uzatmiyarak burada kapatayim, kapatmadan once de bir dilegimi yazayim, soyleki: Turkiyemiz yeralti ve yerustu zenginlikleriyle cok zengin bir ulke. Japonya’da hicbirsey yok!!! Japonyada genellikle durust calisan ve mesailerine dikkat eden Japonlarla isgucu saglaniyor. 65 yasina veya 70 yasina gelip mecburen emekli olan bir japon, evinde vakit gecirmek istemiyor ve bir isde calismaya devam etmek istiyor. Eger Mudurlukten emekli olan biri temizlik iscisi olarak emeklilik sonrasi bir is bulursa cok mesut olarak bu isde de calisiyor. Is ciddiyeti var, calisana, ne is yaparsa yapsin saygi duyuluyor. Mesela tuvalet temizliyerek, para kazanan ayiplanmiyor, asagilanmiyor. Bazi japonlarin calisirken, bir yerlere gidip gelmeleri belirdiginde, yuruyerek degil, kosarak gidip geldiklerine sahit oldum. Japonlar Almanlar gibi de degil. Japonlar her isi kendileri yapiyor. Almanyada temizlik iscileri genellikle yabancidir, Japonya’da hepsi Japon. Gonlumun istegini de burada yazarak yazimi noktalayayim: Turkiyemizde Turkler, Japonlar gibi calisacak olsa, inanin ki, T.C. Almanyanin birkac misli olur ve abd’yi de kesinlikle ekonomik gostergelerde gecer. Ve suphesiz Japonya’yi da geceriz, cunku Japonya’da olmiyan yeralti ve yerustu zenginliklerimiz TURKIYEMIZDE var, ve Turkiye nufusunun ortalamasi, japonyaya gore cok genc! Japonyada sadece kocanin calismasiyla genelde ailenin gecimi saglanamiyor, kari ve koca calisilmasi gerekiyor genelde. JAPONYA’DA IHTIYARLAR COK VE EVLENENLER AZ OLUP, COCUK YAPMIYORLAR! JAPONYA NUFUSU BIR SENE ICINDE BAZI SENELERDE YUKSELMIYOR, AZALIYOR.
ULKEMIZ, MILLETIMIZ VE DEVLET KURUMLARIMIZ ICIN MILLETIMIZE YAKISAN CANAKKALE VE ISTIKLAL SAVASLARINDA VERDIGIMIZ SEHITLERIMIZE YAKISAN DEMOKRATIK YAPTIRIMLAR VE DEMOKRATIK UYGULAMALAR DILIYORUM.
Ahmet Gevrek
July 21, 2008 at 7:27 pm |
Bu yararlı bilgiler için çok teşekkürler.
May 30, 2009 at 5:49 pm |
Ben henüz 13 yasındayım.Fakat size ne kadar hak veriyorum bilemezsiniz.türkiye olarak gün gectikçe yabancılasıyoruz.bana kalırsa ülkülerimizi kaybediyoruz.böyle giderse sürekli övündüğümüz atalarımızın kemiklerini sızlatacağız.Türkiyede toplum olarak okumuyoruz,uğrasmıyoruz,merak etmiyoruz.bu yüzden yeni nesilin yani bizim gözümüzü acmamız gerekiyor.Ki oda cok zor biz ders calısırken yasıtlarımız bize ineğe bak ders calısıo hala diyorlar.ama onlar boş oturuyorlarda ellerine ne geciyor.gecenlerde okuduğum bir habere göre (gencler üzerinde yapılan arastırma)türk gencleri olarak bir mehmet akif’in,özdemir asaf’ın resimlerini tanımıormuşuz(oran %50)fakat bir angelina jolie yi brad ptt’i tanımayan yok maşallah.Sezen aksu nun kasedini almazlar ,metalika cd si için kuyruğa geceden girerler.sonra toplum olarak paranoya olmuşuz.ne olsa ne bitse gitti layiklik,gitti cumhuriyet,olayı arastıran sayısı cok az.ekonomik kriz türkiyeyi vurdu diye bütün gazeteler haberi ilk sayfaya koyuyorlar,insan bir düsünür kriz amerikayı deldi gecti,adamlar nasıl haber yapıyorlar sanki devlet sırrı gibi. böyle olmalı krizi yaymamalı.sen krizi yayarsan yatırımcının gözünü korkutursun kacar gider ülkenden daha beter.ama bunları düşünen yok.sonra okullardaki eğitim içler acısı hersey kağıt üzerinde uygulamalı hiç bir sey yok.türkiyede adam gibi eğitim alabilmek için illahi özel okula gitmek mi gerekiyor?Üstelik yaptıkları lise giris sınavı sbs de cabası…heyecan birdi 3 oldu…birbirimize düsmek üzereyiz napıyor sayın devlet büyüklerimiz?Bunun dısında sınavla ilgisi olmayan öğrenci de cok fazla.hepsi kominist che guevera cı genclik.kendi ejdadımızdan hiç örnek yok mu?baska bir konuda asırı alkol tüketimi..türlü türlü kaza oluyor hergün…içiyorsunuz herkesin kendi kararı tamam..ama sisede balık olup bizi rahatsız niye ediyorsunuz?sokakta rahatca dolaşmak benim hakkım değil mi?senin yüzünden korka korka yürümek zorunda mıyım?anne tanıyosun ne bacı seni dinlemek zorundamıyız?zaten türkiyede ne zaman olumlu birşeyler olsa birileri tarafından engeleniyor..üniversitelerde türban serbestisi gibi..sen hem %98 müslümanız diyosun hemde kendi insanının ibadetine inancına kutsalına engel oluyorsun yok böyle bir şey…eğer sen böyle yaparsan dısraıda okuyan öğrenciye müslüman olmayan bir d evlet neler yaptırır..
türkiyede gelişmelerde var aslında…yok değil avrupa birliği gibi mesela? hiç giremesek bile en azından kendimizi geliştiririz.ama ne olursak olalım eğer bana kalırsa biz tamamen avrupalı olamayız, olmamalıyız. dinimiz ayrı dilimiz ayrı neyimize gerek? o acıdan taviz olmamalı. sırf ekonomik siyasi değil…dilimiz de katlediliyor.bugün ingilizce fransızca sözcüklerle bu dili yok edersek zamanı gelince diğer devletlerin manda ve himayesine gireriz.birilerinin hala türkiye üzerinde hayin emelleri var, pkk yı dısarıdan desteklediklerini düşünüyorum, herkesle sorunumuz var ermenilerle rumlarla kısa bie süre önce haklı olarak israille…..asla birlik ve bütünlüğü bozmamalıyız. gelişme sart
bu arada birsey sormak istiyorum izin verirseniz ben japonyada cok yoğun bir sekilde ırkçılık olduğunu ve cocuk istismarının günden güne arttığını duydum doğru mu sizce?
saygılarımla….
June 2, 2009 at 6:05 pm |
Guzel konulari ve musterek problemlerimizi yazmissiniz, 13 yasindaki biri olarak bunlari yazdiginizdan, tebrik etmem lazim. Benim esas olarak yazdigim paneli / siteyi burada belirteyim: http://ahmetgevrek.wordpress.com/
Adina irkcilik demesek de, Japonlarin yabancilara karsi Japonlar olarak birlestiklerini; abd disinda hayran olduklari baska bir ulke olmadigini soyliyebiliriz. Dunyada teknolojik yonden ilk basarili ulke olarak abd yi tanirlar ve abd den sonra japonya geliyor derler. Yalniz abd den atom bombalarina hedef olmalarina ragmen, yine de abd ye hayran olmalari bana kalirsa irkcilikla tam izah edilemez gibi.
Cocuklarini okutabilmek ve yetistirebilmek icin parasal skalada buyuk fedakarlik yaparlar, kendileri mutevazi sartlarda idareli yasiyarak, aile butcesinden azimsanmiyacak bir kismini cocuklarinnin egitim giderleri olarak harcarlar. Ve cocuklarindan gelecek icin ana ve babaya bakmalari konusunda bir beklentileri de yok gibi. Bildigim kadariyla, cocuk istismari yok. Ancak, kucuk yastaki cocuklarinin muzik konusunda, sanat konusunda veya diger konularda ustun kabiliyetli olduklarini anlarlarsa, cocuklarinin adina bazi sirketlerle yuksek ucretli mukavele yapmaktan da cekinmezler diyebilirim genel olarak. Tabiiki bu yazdikarim butun japonlari baglamaz.